Bir Sayfa Seçin

Niçin Kendimiz ve Çocuklarımız İçin Permakültür Öğrenmeliyiz?

Yazan: Chuck Burr (Eylül, 2010) / çeviri: Ömür Kızılgün

Permakültür insanlığın selameti için seçebileceği çok az yoldan biridir. Eğer  modernizme, endüstriyel tarıma ve kimyanın sağlayacağı daha iyi bir yaşama inanıyorsanız yazının devamını en iyisi okumayın. Ama hayat tarzımızda düzgün olmayan bir şey olduğunu seziyorsanız okumaya devam edin.

Anladım ki doğduğumuzdan beri bize sisteme veya medeniyete bağımlı olmak öğretildiği için evimizle –yani toprakla, doğayla ve onun çocuklarıyla ilişkimizi kaybettik. Basit şekilde söylersek, toprakla hiçbir bağımız olmadığından ona özen göstermek veya nüfusumuzu sınırlandırmak için bir nedenimiz de yok. En yaygın, bilindik bitkilerle ilgili beceriler ve ilişkiler bile bize çocukken verilmiyor.

Çocuklarınıza “iyi”yi öğretin

Permakültür ilk insanlara veya yerlilere ait bilginin ve bilgeliğin modern bir yorumudur. Permakültür beyaz adamın “yerlileşmesine” doğru bir adımdır. Yetişkinler olarak permakültürü öğrenmek zorundayız çünkü çocukken evimizi (dünyamızı) bize öğretmediler. Belki de biz yetişkinler için anahtar, permakültür  tasarım becerilerini öğrenmek ve bu bilgi ile birlikte kurduğumuz uzun ömürlü evleri, çiftlikleri ve toplulukları çocuklarımıza aktarmaktır.

Her çocuk en azından 100 bitkiyi tanımalı, bunların kullanım alanlarını, nasıl yetiştirileceklerini, nerede bulunabileceklerini ve nasıl işleneceklerini bilmelidir. Çocuklar bu becerileri eylem içinde dokunarak, koklayarak, tadarak ve hikayelerle öğrenmelidir.

İşte çocuklarım ve yakın arkadaşlarından birinin meyvelikte üzümsü meyve (berry) toplarkenki fotoğrafı. Çocuklarım muhtemelen bir düzine üzümsü meyveyi, bitkinin şeklini uzaktan görerek tanıyabilmekte. Yılın hangi zamanında hangi meyvenin toplanacağını bilirler. Ama eğer onları gözümün önünde tutmazsam müşterilerin toplamasından önce meyvelerin çoğunu yiyebilirler. Her şey yolunda, eğlenceli bir şekilde bitkileri öğreniyorlar.

Evde kullanılan şifalı otlardan oluşan bir bahçe de çocuklara bitkileri öğretmek için çok iyi bir yoldur. Geçen gün Charlie’nin ayağını böcek ısırıp rahatsız olduğunda, karakafes otu, aloe vera ve öksürükotu ile iyileştirici merhem yapmayı biliyordu. Ayağına sürdüğü karışım kuruduğunda yeniden oyuna dönmeye hazırdı.

Bahçe ile bahçe kitabı arasındaki boşluğu aşmak

Bahçeye ilk ziyaretiniz -özellikle eğer çocukken bitkiler hakkında bilgilendirilmediyseniz- zor olabilir. Bahçeciliğe başlamanın en kolay yolu bölgenizdeki fidanlıktan sebze (fidesi) almaktır. Bölgenizde bir iki mevsim geçirin, son donu takiben hemen fide yapımı ve tohumları doğrudan ekme ile başlamayı deneyin.

Kendi bahçenizi nasıl oluşturacağınızı öğrenmenin çok önemli olduğuna inanıyoruz, bu nedenle  Permakültür Tasarım Sertifikası Kursu uygulamalı bahçecilik becerilerinin kazanılmasını vurguluyor.

Permakültür veya “yeniden oluşturma”, çimliğinizi rengarenk bir bahçeye dönüştürme sürecinizin ilk adımlarıyla başlar.  Birşey diğerini izler, bitkiler kompost olur, daha sonra meyve veya yemiş ağaçları gelir, nihayetinde de kullanım fazlasının saklanması ve paylaşılması. Sonbaharda reçel şenliğinden daha güzel birşey yoktur.  Bazı bitkilerinizi tohuma bırakın, tohumları da saklayın.

Kendine yeterlilik “sistem”den uzaklaşmaya başlamanıza olanak tanır

Kendimizi modern kültürden nasıl özgürleştireceğimizi öğrenmek zorundayız. Kendine yeterlilik, nakit maaş ekonomisinde çalışmaya olan ihtiyacımızı azaltmakla ilgilidir. Aynı zamanda, evde ailemiz ve arkadaşlarımızla birlikte sevdiğimiz şeyi yapmaya dayalı bir yaşama başlamamızı da mümkün kılar.

Basit yaşamları ile tanınan Amish topluluğu, bu süreci modern kültüre “bulaşmayı engelleme” olarak tanımlamaktadır. Örneğin, eski kuşak Amish üyeleri arabalarını ahşap tekerlekleri ile sürer, çünkü lastik tekerleği değiştirmek veya tamir etmek için modern yaşama bağımlı olmak istemezler.

İdealim, sadece gıda yetiştirmek için gerekli becerileri öğrenmek değil, ayrıca çevredeki malzemelerle ev de inşa edebilmektir. İşte Oregon, Coquille’de Cob Cottage Company’deki küçük bir ev. Böyle bir evde bir roket soba, bir sedir veya asma kat altı ısıtma sistemi, yeşil çatı ve hatta bitişik bir sera yer alabilir. Bunlardan birkaçının biraraya getirildiğini, ortada da ortak topluluk bahçesi olduğunu hayal edin!!

Arazi yeterince pahalı, araziye harcadığınızdan daha fazlasını eve harcamamak için elinizden geleni yapın. Genç insanlara, bir yerleşme yakınındaki, suyu olan ve sahibi oldukları iyi bir arazideki keçeden bir çadırda yaşamanın, sahibinin banka olduğu bir evde yaşamaktan daha iyi olduğunu söylüyorum. Pahalı bir ev, bir kişiyi veya aileyi kendine yeterli şekilde yaşamaktan alıkoyan en büyük prangadır.

PDC kursumuz sadece gıda üretimini değil, aynı zamanda makul ölçüde kendine yeterli olmak için ihtiyacınız olan becerilerin birçoğuna sahip bir arkadaş grubu oluşturmayı da kapsar. Çiftçilik, inşaat, iyileştirme, su sistemleri, enerji vb. becerilere bir arada sahip olan bir küçük grup oluşturmaya ihtiyacınız var. Bir kişi bunların hepsini bilemez,  Bill Mollison’un dediği gibi “paraya değil beceriye bakın”. Kişisel olarak en azından bir adet, muhtemelen iki-üç adet gerçekten sağlam beceri  geliştirmelisiniz.

Izgara sistemine sahip olan bu banliyö evleri, planlandığı şekilde kullanıldığı takdirde, her biri kendi hücresine sahip bir hapishane sistemine dönüşebilir. Eğer insanlar yeniden yerelleşmek üzere birlikte çalışırlarsa kent ve banliyö toplulukları küçük köylere dönüşebilir. Oregon, Ashland’deki “Bereketli Bahçe Kooperatifi”  (Abundance Garden Cooperative) böyle bir örnektir, 10 aile kendi gıdalarını üretmek için birlikte çalışmaktadır ve bu durum bir permakültür tasarım kursu ile başlamıştır.

Başlarken

Neslimizin modern kültürden uzaklaşma yolculuğunda, doğayı yeniden bir model olarak kullanmaya yönelik bütüncül bir tasarım sistemine ihtiyacımız var. Gelecek nesiller bir kez medeniyet yerine yeniden doğa ile birlikte yaşamaya başladığında, işte o zaman insanlık yeniden sürdürülebilir bir nitelik kazanacaktır. İyileştirme sürecine tarım devrimi ile başlayan 10 bin yıllık sömürü sürecini tersine çevirerek başlayacağız. Dürüstçe kabul etmeli ki bu büyük bir iş ve önümüzde uzun bir yol var, ama eğer biz bu değişikliğin kesintisiz olarak devamlılığını sağlayabilirsek doğa kendini iyileştirme kapasitesine sahiptir.

Permakültür Tasarım Sertifikası Kursu ve “Restoration Farm” da, bizim çiftliğin üst toprağı ve biyoçeşitliliği artıran, ardıllık sürecinin kesintisiz devamını sağlayan az sayıda çiftlikten biri olduğuna dikkat çekiyorum. Bu bir başlangıç ama hâlâ kente arzuladığımdan daha sık direksiyon sallamamız gerekiyor.

Bizim nesil, dünya insana aittir anlayışından insanlık dünyaya aittir anlayışına geçişte, yani yeni bir kültürel yönelişe dönme ihtiyacı konusunda henüz uyanma aşamasında. Yolculuğumuz henüz yeni başlıyor. Gelin bu yolda gidebildiğimiz kadar uzağa gidelim, öğrenebileceğimiz kadar öğrenelim, yapabileceğimizi yapalım ve bunları çocuklara aktaralım.

Henüz başındayız ama bir yerden başlayabiliriz –bulunduğunuz yerden başlayın, başkalarının dikkatini çekin, sahip olduğunuz kaynakları, varsa kullanım fazlasını ve araziyi paylaşın. Bunların tadını çıkarın; yeni arkadaşlarla tanışın. Yaşam bir yolculuktur -yeni sayfaya geçmenin tam zamanı. Dışarı çıkın ve topluluğunuzu veya kabilenizi bulun. Ne beceriniz varsa, enerjiniz, paranız, arazi veya eviniz varsa biraraya getirin. Kutunun dışını düşünün. Ya da en iyisi, kutudan çıkıp kurtulun.

 

Yazının orjinal adresi: http://permaculture.org.au/2010/09/06/why-learn-permaculture-for-the-children-and-ourselves/